Büyükler Küçüklerden Ders Alır mı?

Her şey aslında eskisi gibi değil. Olsaydı eğer bu yazıyı yazmaya yeltenmezdim. Bu yazıyı tam da ders esnasında buldum. Kafamda şimşekler çakıp, sanki bir anda parlayıverdiler. Eleştirilmesi, kafa yorulması, hatta bir an önce cevaplanması gereken bir konu…

İnsanlar sürekli bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Bilgileri satmak için her türlü yola başvurabilir hale geliyorlar artık. Yalan, yanlış her türlü bilgiler yutturuluyor. Kimin hangi işin ustası olduğunu bilemez hale geldik. İşte bu düşünceler bir ders esnasında saniyeler içinde kafamda belirdiler. Daha sonra insanların gazetelerde ki haberleri veya olayları kesin doğru olarak kabul ettiklerini gördüm. Bilginin gerçekliğine ve doğruluğuna bakmadan hepimiz ‘gazete kesin doğru yazar‘ düşüncesi ile yalan yanlış bilgileri adeta yutuyoruz. 

Bu bilgi virüsleri gazeteyle kalmayıp, televizyonlara da sıçramış durumda. Artık televizyonlar haber olması için olay çıkarabiliyor, bilgi olması için eline gelene mikrofon uzatılıyor. 

Teknolojinin gelişmekte olduğu ciddi bir dönemden geçiyoruz. Yaşlılar teknolojiyi kaçırdıkları için yetişmekte gayret gösteriyorlar. Yeni dünyaya gelen çocuklar artık neredeyse telefonla birlikte doğuyorlar. Okullarda veya etkinliklerde bir çok teknoloji ekipmanları baş göstermekte. Peki bunları büyükler nasıl algılıyor? 

Şöyle bir şey var ki eskiler bildiklerinden vazgeçmek istemiyorlar! Hepsi ben en iyisini bilirim ayağına gider oldular. En kullanışlı, en pratik yöntemin hep kendilerinde olduğunu göstermek için çaba sarf ediyorlar. Teknolojiyi reddediyorlar! Örnek verecek olursak: Ders de öğrenci doğrusunu gösterdiği zaman öğretmen halen daha kendi bilgisinin doğru olduğunu savunmakta. Bu konular hele ki teknoloji hayatımıza girince daha çok ön plana çıkar oldular. Değerli bir hocamın bana bu konuya benzer bir konuda söyledikleri aklıma geliyor hep; Köylere traktörlerin ilk geldiği zamanlar. Yaşlılar daha ne işe yaradıklarını bilmiyorlar. Köyün gençleri bu yeni tarım aletini yaşlılara hem anlatıyorlar hemde gösteriyorlar. Gençler, bu makine ile kağnılara gerek kalmayacağını, verimin artacağını ve el gücünün azalacağını yaşlı kesime izah etmeye çalışıyorlar. Köylülerden yaşlılar bu makineye karşı çıkıyorlar. Akılların da ki düşünce şudur: ‘Küçüklerin önde gittiği, büyüklerin arkada geldiği şeyden hayır gelmez’ diyorlar. Ne kadar garip!

Şimdi buna benzer olayları bende halen yaşamaktayım. Dedemlere ziyarete gittiğimde her ne kadar dayanmaya çalışsam da bir süre sonra canım sıkılıyor ve kitap okumaya yada telefon oynamaya başlıyorum. Oynamaktan kastım: ya araştırma yapmaktır ya da güncel teknoloji, bilim haberleri okumaktır. Ama aldığım sonuç şudur “Şu telefonu elinden bırak artık içine düşeceksin”. Hak veriyorum aslında nereden bilsinler internette yazı yazıldığını, özgürce düşüncelerini paylaşabildiğini değil mi?  Sonuçta haberlerde sürekli gençler oyun oynuyor, sağlığa zararlı, göze zararlı gibi haberler paylaşılıyor. Herhalde yaşlılar: gençlerin sıkı sıkıya takip ettiği, yaşlıların arkadan geldiği bu teknoloji zımbırtısından hayır gelmeyeceğine inanıyorlar:)

M.CELALETTİN ÖZER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir